• coronavirüs ü dronelarla mı yayıyorlar

    16.
    Şimdi aktif olmadıklarını söyleyen emekli olmuş çok önemli CIA ve NSA ajanları, Coronavirüs'ün italya ve iran'a yayılmasıyla ilgili ilginç bir iddia ortaya attı: "Önce iran'da ortaya çıkan DRONE'lar, sonra iTALYA'da görüldü. italya'ya da CORONAViRÜS'ü bulaştıranlar DRONE'lardı!

    Korku, panik ve ölümler hava saldırısıyla başladı..." CIA ve NSA'de görev yapan ajanların bu iddiasını kulak arkası edemeyiz.
    CORONAViRÜS hızını düşününce akılla buluştuğu bir nokta meydana gelmiyor değil.

    Çünkü Fransa da etkilendi, ingiltere de çok etkilendi. Aynı şekilde Almanya da… Ancak iran ve italya'daki hızın ne kadar etkin olduğunu görüyoruz.
    Bunu da drone'lardan yağan yağmura bağlıyorlar! Hatta italya istihbarat birimi SISMI, drone'larla virüs saldırısı yapıldığını kabul ediyor. Kimseni duymayacağı şekilde söylüyor bunu tabii… Geçen hafta italya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'ya sunulan raporda, bu saldırı detaylı şekilde anlatıldı. Aslında italya, bir saldırı bekliyordu. Öncelikli hedef terör saldırısıydı. Trump'ı Beyaz Saray'a götüren adam olarak bilinen Steve Bannon, "Egemenlik devrimi italya'dan başlayabilir" demişti. italya'nın Katolik dünyasının Avrupa'daki en önemli temsilcisi olduğunu ve bu gücün Derin Amerika ile büyüyeceğine inanıyordu. Bu plan tutmadı. italya ÇiN'i tercih etti. ipek Yolu'nda da yolun dışında da iTALYA ÇiN'e söz verdi. Zaten italya'ya yardım eden tek ülke şu an ÇiN! BU NEDENLE DRONE'lar iTALYA'ya ölüm bıraktı iddiası ortada... italya'da artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bannon, defalarca italya'yı uyardı. O nedenle italyan istihbaratı ve içişleri bakanlığı terör üzerine yoğunlaşmıştı. Hatta bir futbol maçında terör saldırısı bekliyorlardı.

    Drone'larla biyolojik saldırılar gerçekleşmeye başlamışsa, artık dünya için huzur kalmadı demektir. Çünkü büyük bir askeri operasyonun maliyetlerini biliyoruz.

    https://www.ahaber.com.tr...2020/03/19/hava-saldirisi
    2 -2 ... gazeloglu
  • camilerin sela ve tekbirle moral bozması

    29.
    Zamanı gelince ölümü isteyen, zamanı gelmeden yaşamayı bize nasip ettiyse elbetteki buna sebep olanları da kullanmamızı emreder.

    Maymun gibi kelime (akıl) oyunu ile demagoji yaparak ölüm gerçeğini ortadan kaldıramazsınız. Dolayısıyla ardından gelecek ahireti de örtbas edemezsiniz. Kafirlerin ilacı varsa önce kendileri kullansın. Tabi onların da efendileri olanlar müsade ederse. Yani şimdi dronlarla iran ve italya üzerine virüsü bırakanlar herhalde bunun antivürüsüne (ilaç) de sahiptirler. Ama kimseye vermiyorlar. Ancak bu bir biyolojik savaş. Birine çare bulsan ötekini devreye sokacaklar. Mutasyona devam. Arkası kesilmeyecek ki bu işin. Bu yüzden Bırakın boş yapmayı ve bilimi kutsamayı. Bugün Bilim ve tekniğe sahip olanlar, onlarca masum insanı öldürürken mümin kafir ayrımı yapmıyor ama sizin gözünüzü islam düşmanlığı köretmiş. Zannediyorsunuz ki bilim dünyası çok namuslu..

    idrak edemediğiniz nokta şurası: maddi devasa imkanlarını ve bilim tekniğini gördükçe küfür dünyaya hakim olacak sanıyorsunuz. Geçici zaferler bunlar. Eninde sonunda kahrı perişan olacaklar, yenilecekler ve dünya başlarına yıkılacak, zelil olacaklar.

    Niye bu zillete düçar olduk peki? dinden islamdan ve allahtan uzak yaşadığımız için. Bakın 1071 den beri bu topraklarda neredeyse cuma hiç terkedilmedi. Bugün bizi buna mecbur bıraktılar. Eğer cenabı allah düşmanlarımıza fırsat veriyorsa, eğer aciz ve çaresizce virüs yayılmasın diye evlerimize hapsolduysak bunun tek suçlusu bizim bozuk amellerimiz. Ahlaksızlıklarımız. islamın emrettiği gibi yaşamadığımız için. Hal böyleyken şimdi Kimse kalkıp bize maval okumasın. Nefislerimizi ilah edinip Oyun ve eğlenceyle Dünyaya dalıp ahireti unutup hiç ölmeyecekmişcesine yaşıyoruz. Sonumuzu düşünmeden. Hesap kitap etmeden. Buna imkan sağlayan O çok sevdiğimiz medeniyet ve seküler yaşam da bizi can evimizden vurdu işte. Olan biten bu.

    Aşıyı verecekler. Tabiki. Ne zaman? Pandemi ile panik ve korku imparatorluğu kurduklarında. Ekonomilerini darmadağın ettikleri, hedefe koydukları Devletleri milletleri istedikleri gibi yeniden dizayn edip şekillendirdiklerinde. Operasyon çekiyorlar tüm dünyaya. işleri bitince verecekler merak etmeyin. Sonra? Sonra yine canları istediğinde mutasyona uğramış yepyeni bir virüs. Bu yeni bir savaş tekniği. Dünyayı Dize getirme planı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

    https://m.youtube.com/watch?v=Cv778ZniC9E+
    1 -3 ... gazeloglu
  • camilerin sela ve tekbirle moral bozması

    25.
    Mümin seladan tekbirden duadan camiden namazdan rahatsız olmaz. Evet ölümü hatırlatıyor bir yönüyle. Mümin ölümden de rahatsız olmaz. Çünkü ölmeye de hazırdır. O morali bozulanlar dünya ehli. Kim bu dünya ehli? Ahirete inanmayanlar, sadece dünya için yaşayanlar v.s. esasen bu tayfa zaten Hiç ölmek istemiyor. Sela ve tekbir sesi ölümü hatırlatıyor. işte Bu yüzden Ölüm mefhumu morallerini bozuyor onların. Canlarını sıkıyor bu durum haliyle. Doğru yani.

    Fakat esas başka bir yönü var sela ve tekbirin. Kıyama kalkmak savaşa hazırlık. Evet şuan korona virüs ile savaş halindeyiz. Teyakkuzdayız, diken üstündeyiz. Maddi tüm tedbir ve imkanlara rağmen manevi kuvvete ve yardıma ihtiyacımız var. Sanki bu sela ve tekbir duasıyla adeta allahın yardımını celbediyoruz (çağırıyoruz) ve ondan yardım talep ediyoruz.

    Evet olması gereken de bu zaten. Sela ve tekbire devam. Allahın yardımı o nu zikredenlerin üzerinedir.
    1 -3 ... gazeloglu
  • diyanet in virüs için camilerde dua okutması

    16.
    Herhalukârda Bize dua etmek emredildi. Dua ibadetin özüdür eyvallah. Tabi illaki makbuliyet (kabul olunma) önemli. Muhakkakki dua temiz ağızlardan (yalan gıybet v.s.) temiz vücutlardan (bilumum haramlardan uzak) çıkmalı ki makbul (icabete layık, tesirli, isabetli, yerinde edilip kabul olunan) olsun. Lakin kazın ayağı öyle değil işte. Ne diyor;

    "Azma kulum, görme zulüm"

    Virüs te allahın bir kulu (mahluku) ve vazifelisi. Bir görevi var onun. Onu allah bedavaya yaratmadı. Cinayetini işleyecek vazifesini yerine getirecek sonra da kabuğuna çekilecek. Ama ne zaman? Orasını allah bilir. Ee ne yapalım o halde? Biz günahkarız diye ümitsizliğe kapılıp duayı zikri ibadeti terk mi edeceğiz? Elbetteki hayır. içimizdeki günahsızların (masum çocuklar, hayvanlar, bitkiler v.s.) yüzü suyu hürmetine illaki allah yardım edecek. Biz öyle iman ettik. Başa gelen başta kalmaz. "Bu da geçer ya hû" demiş.

    Öte yandan sebepler dairesinde aşı ilaç v.b. uygulamalar da fiili (iş amel gayret) bir duadır ki o da dinin dışında değildir. Hatta tedavi olmak emredilmiştir. Beden ve toplum sağlığı hem farz hem sünnettir.

    Netice: her nevi duaya devam. Zikre devam. Tüm maddi manevi Çalışmalara devam. Allahın izniyle bu savaşı da kazanıp virüsü yeneceğiz hep birlikte inşallah..
    5 -4 ... gazeloglu
  • hayattan nefret etmek

    80.
    italyadaki vahim durumu görüp hala ibret alamıyorsak isyan ve nefret illetinden kurtulamamış insanlarız demektir. Çünkü eğer ölüm varsa bunca anlam (değer) yükleyip üzülmeye değmez bu kiralık dünya. Bakın Demokrasinin beşiği, ab dibinde, medeniyetin tüm maddi nimetlerine de sahipler ama yine de acizler ve herkes canının derdinde. Sanki bu kavanoz dipli dünyada yaşamanın bir amaç değil bir araç (konaklama) olduğunu haykırıyor yaşanan toplu ölümler. O halde haddinden fazla değer verip sanki aşkla, taparcasına bağlandığımız şu fani dünyanın sevgisinden sıyrılıp hakikatte nereye ve kime ait olduğumuzu düşünmek ve birgün bizi bekleyen (eninde sonunda) mutlak (kaçınılmaz) akıbetin (ölüm) sessiz çığlığına kulak vermek ve ona göre yaşamak gerektiği acı gerçeğiyle yüzleşmek zamanıdır.

    Yoksa 1000 sene mutlu mesut yaşasan ne fayda..
    3 ... gazeloglu
  • la ilahe illallah

    176.
    Lâ ilâhe illallâh. Tevhid. Anlamı: "Allahtan başka ilah yoktur". Kim zikri tevhide devam ederse canını malını ve ehlini cenabı hakkın eman (emniyet) kalesinde muhafaza etmiş olur. Kim de bu kelimenin manası olan islam üzere yaşarsa allahın rızasına mazhar olur.

    Cebrail, bana Yüce Allah'ın şöyle buyurduğunu anlattı:

    "La ilahe illallah' Benim kalemdir. Oraya giren azabımdan emin olur."
    Hz. Muhammed (asm)

    (Camiü's-Sağir)

    Yine Rasulullah aleyhisselâm da bir hadisi şeriflerinde:

    “Her kim La ilahe illallah derse, zaman içerisinde, bir gün kendisine isabet edecek bir musibet gelip çatmadan önce ondan faydalanır” (tevhidin bereketiyle muhafaza edilir) (Bezzar, Beyhaki) buyurmuşlardır.

    Bu hadiste La ilahe illallah’ın faziletini, ehli için bir sığınak ve dünyadaki bela ve musibetlerden korunup güvende kalındığını bizlere bildirmektedir.

    la ilahe illallah
    3 ... gazeloglu
  • 21 mart 2020 recep tayyip erdoğan açıklamaları

    10.
    işin gerçeği şu, hepimiz allaha emanet yaşıyoruz. Tedbir hijyen sosyal mesafe alanı eyvallah falan ama nafile. Hepsi bir yere kadar. Çünkü çoğumuz çalışmak ve dışarıya çıkmak sonra da eve dönmek zorundayız. Maalesef. Önümüzdeki günler çetin..

    Allahtan başka sığınacak kapımız yok..

    O yüzden bırakın goygoyu, boş işleri, daim zikir (tevhid) ve sarılın zikrullaha, daim la ilahe illallah..
    4 -1 ... gazeloglu
  • aile şerefindeki piç oktay ın haklı olduğu gerçeği

    13.
    Covid-19 nedeniyle bmw fabrikayı kapattı bu hala piç oktayın arabasından bahsediyor. Kimi bindireceksin bu ortamda o arabaya?
    ... gazeloglu
  • karantina günlerinde uludağ sözlük

    4.
    Herkes evde ama hala online 340.
    ... gazeloglu
  • polisin karantinaya götürülen bir kızı kaçırması

    40.
    Kendini Ayrıcalıklı gören Kodamanlardan biri (nin kızı) karantinayı delmiş hemde onca önleme ve asayişe (içişlerini de takmadan) rağmen. işte Türkiye gerçeği..
    ... gazeloglu
  • ingiltere nin corona ile mücadele yöntemi

    12.
    bize hiç örnek teşkil etmeyen bir mücadele yöntemidir. Bilinç ve kültür meselesi. Bir, ikinci bakış açısı bunların elinde muhakkak ilaç yada aşı vardır açıklamıyorlar, o yüzden bu kadar rahattırlar. Olabilir mi? Olabilir..

    Zira abd ilk aşıyı yaptı 2 gün önce. Kendi kendime düşünüyordum bunlar tedaviyi bulmuşlardır diye. Başkasına verirler mi? Vermezler. Verseler de (ingiliz bilim insancıkları) parayla yada istediklerinde ancak..
    2 -1 ... gazeloglu
  • sağlık bakanını fırçalayan gazeteci

    21.
    Fasulye gibi nimetten sanıp Kendisini türkiyeye rezil eden gazeteci etiketli bir kezban. Bakan efendi adam, bu kezbanı çarpmamış. Başkası olsa haşlar.
    1 -1 ... gazeloglu
  • iranlılardan virüsü yaymasını isteyen imam

    7.
    Sabah bazı arkadaşlar "iran bitti başına gelmeyen musibet kalmadı" tarzında entry ler girmişlerdi. Haliyle iranın haline acıyorlardı insani duygularla. Bakın işte iranın gerçek yüzü bu. Şia, Maalesef.

    itikatları bozuk ve islama zarar verici. Halkı cahil ve imamları ehli sünnet düşmanı. tıpkı hariciler (vehhabiler) gibi. Ama gel gör ki müslümanlar. Boşuna demiyoruz irandan ve suuddan bir cacık olmaz diye..
    4 ... gazeloglu
  • kafirleri gördüğünüz yerde öldürün

    14.
    Bu ayetler normal savaş halini (müdafa yada cihad) anlatmaz. Müslümanlarla asayiş (emniyet) anlaşmasını bozarak eşkıya gibi baskın yapan, cana mala ırza ve namusa kasteden ve sonra da kaçan müşriklere karşı indirilmiş bir hükümdür ki (tevbe/5) harp ile ilgili ayetlerden farklı ve haklı olarak bu eşkıyaların (tıpkı pkk gibi) yaptıklarına muadil (denk) hakettikleri şedid (çetin) cezayı işaret etmektedir. Bunu alıp normal savaş yada barış hukuku (bir 3. Sü olarak bundan farklı, diğer her ikisinde de duruma göre değişir) zamanındaki gibi lanse etmek, --mevzuyu bilmeyenler için--, ancak kasıtlı olarak konuyu çarpıtmaktır.

    --spoiler--
    Bakara Suresi 191. Ayetin Tefsiri
    وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَاَخْرِجُوهُمْ مِنْ حَيْثُ اَخْرَجُوكُمْ وَالْفِتْنَةُ اَشَدُّ مِنَ الْقَتْلِۚ وَلَا تُقَاتِلُوهُمْ عِنْدَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ حَتّٰى يُقَاتِلُوكُمْ ف۪يهِۚ فَاِنْ قَاتَلُوكُمْ فَاقْتُلُوهُمْۜ كَذٰلِكَ جَزَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ

    "(Savaşta onları) yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden, siz de onları çıkarın. Bufitne (savaşateşi) adam öldürmekten ağır bir suçtur. Mescid-i Haramyanında onlarla savaşmayın, kendileri savaş açarlarsa başka.E ğer savaşırlarsa, onlar ıöldürün. O kâfirlerin cezası işte böyledir."(Bakara 2/191)

    Ayette geçen "yakaladığınız yerde öldürün" emri savaş meydanında Müslümanlara karşı bire bir savaşan kimseler için geçerlidir. Nitekim ceza, suçu işleyenin yaptığının dengini kendisine tattırmakla vuku bulacaktır. Konu savaş olduğu için ayette geçen "katl" kelimesine "kital" anlamı verilmiştir. Allah-u Teala şöyle buyuruyor; "Kendini doğrulara kapatanlarla (kafirlerle) savaşta karşılaşınca boyunlarını vurun. Onları etkisiz hale getirince sıkı güvenlik çemberine alın. Sonra karşılıksız, ya da fidye alarak serbest bırakın ki savaşın ağırlığı kalmasın. Allah’ın tercihi farklı olsaydı onların hakkından kendisi gelirdi. Böyle olması, birinizi diğerinizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin yaptıklarını karşılıksız bırakmaz."(Muhammed 47/4)

    Ayette geçen "fitne" kelimesinin kökü "fetn"dir. Kuyumcuların altını potaya koyarak yabancı maddelerden ayrıştırıp, saflaştırma işlemine denir. işte bu ayrıştırma ve saflaştırma işleminde olduğu gibi; "fitne" insanın özünü bozup bozmayacağı üzerine imtihan edilmesi demektir. "Bilin ki, mallarınız da çocuklarınız da imtihan içindir. Büyük karşılık yalnız Allah katındadır. "(Enfal 8/28) Suçu işleyenin yaptığına dengi bir ceza verilmez de, yanına kar bırakılırsa, kaynayan pota gibi bir fitne ateşi ortaya çıkacaktır. Nitekim günümüzde suç ile ceza arasındaki uyum kaybedildiğinden dolayı fitne tüm dünyayı sarmış durumdadır.

    Anlam bütünlüğünden kopartılıp, Müslümanlara saldırmayan müşriklerin öldürülmesi için delil alınan bir ayet şöyledir; "(Dört) yasak ay çıkınca o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın, onlar için her gözetleme yerinde oturun. Ama tevbe ederler, namaz kılarlar, zekât verirlerse yollarını açın. Allah’ın bağışlaması çok, ikramı boldur.”(Tevbe 9/1-5) Günümüzde kimi grupların islam adı altında buldukları her müşriği öldürmelerinin farz olduğunu söyleyip uygulayanlar ayetin bir kısmını ayırarak kendilerine delil alanlardır. Oysa ayette geçen müşriklerin; Hudeybiye'de peygamberimizle yaptıkları antlaşmayı bozan müşrikler olduğunu ilk ayetlerin tümünü okuyarak şu şekilde anlayabiliriz; "Antlaşma yaptığınız müşriklere, Allah ve Elçisi tarafından yapılan ilişkiyi kesme duyurusudur. Bu topraklarda dört ay daha dolaşın. Bilin ki, Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Ama Allah, görmezlik eden kâfirleri rezil eder. Bu büyük hac gününde Allah ve Elçisi tarafından bütün insanlara bildirilen şudur: Allah’ın o müşriklere desteği yoktur; Elçisinin de öyle. Ey müşrikler, tevbe ederseniz hayrınıza olur. Sırt çevirirseniz bilin ki, siz Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Görmezlik eden kâfirlere acıklı bir azabı müjdele. Bu duyuru, sizinle antlaşma yapmış ve daha sonra bir kusur işlememiş, size karşı kimseye destek vermemiş müşrikleri kapsamaz. Onlara karşı olan andınızı süresinin sonuna kadar koruyun. Allah korunanları sever. (Dört) yasak ay çıkınca o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın, onlar için her gözetleme yerinde oturun. Ama tevbe ederler, namaz kılarlar, zekât verirlerse yollarını açın. Allah’ın bağışlaması çok, ikramı boldur.”(Tevbe 9/1-5) Ayette geçen duyuru, haram aylarının ikincisi olan Zilhicce’de yapılmıştı. Buradaki haram aylar (el-eşhuru’l-hurum) bilinen aylar değil, ikinci âyette belirtilen dört aydır. Haram denmesi, bu süre içinde muhatapların dokunulmaz sayılmasından dolayıdır. Ayetlerde geçen cezalandırma işlenen suça denk cezadır. Peygamberimiz Mekkelilerle antlaşma yapmış, fakat onlar antlaşmayı bozmuş Medine'nin dış mahallelerine baskınlar yapmış, insanları öldürmüş ve hayvanları alıp gitmişlerdir. işte bu bozulan antlaşma sonucu ilişkilerinin kesilmesi ayette anlatılmakta ve bu suçu işleyenlerin bulunduğu yerde öldürülmeleri emredilmektedir. Aralarında antlaşmayı bozmamış olanlara bir şey yapılmayacağı, ayrıca onlarla olan müsalahaya uyulması gerektiği ayette bildirilmektedir.

    https://www.suleymaniyeva...eali.com/Sura/Comment/198
    --spoiler--

    Edit: islamın hükümleri kafirlerin ve kafir kafalıların hoşuna gitmez. Hiç dert değil. Onlara kaale alan bile yok zaten ister varsın kudursunlar ister dağılsınlar..
    2 ... gazeloglu
  • yahu yahudilerin kitabı nasıl değişti

    5.
    Tevrat'ın tahrif olmadığını iddia edenlere nasıl cevap verilebilir?

    - Tevrat'ın tahrif olmadığını iddia edenlere, bizzat Tevrat'tan delil var mıdır?

    ***

    Bugün elimizde bulunan Tevrat’ın tahrif edildiğine dair deliller pek çoktur. Hz. Mûsâ’nın levhalar şeklinde aldığı ve Yahûdilere dikte ettirdiği Tevrat, bugün elimizde bulunan Tevrat’ın aynısı değildir.

    Tevrat, Hz. Mûsâ’ya indiği halde, bugün elimizde bulunan Tevrat, Hz. Mûsâ’nın mezarından bahsetmekte, hatta Hz. Mûsa’nın mezarının kaybolduğundansöz etmektedir. Tevrat’ın bu konudaki ifadeleri aynen şöyledir:

    “Ve Rabbin sözüne göre, Rabbin kulu Mûsâ orada, Moab diyarında öldü. Ve Moab diyarında Beyt-peor karşısındaki derede onu gömdü. Fakat bugüne kadar kimse onun kabrini bilmez. Ve Mûsâ öldüğü zaman yüz yirmi yaşında idi; gözü zayıflamadı ve kuvveti eksilmedi. Ve isrâiloğulları Moab ovasında otuz gün Mûsâ’ya ağladılar. Ve Mûsâ için yas ağlama günleri tamam oldu.” (Kitab-ı Mukaddes, Tesniye 34/5-8)

    Bu ifadelerin sonradan Tevrat’a ilâve edildiği açıktır. Halbuki Tevrat’tanmış gibi nakledilmektedir.

    isrâiloğullarının peygamberlerine Allah tarafından indirilen Tevrat'ı, Kur'an tasdik eder. Tevrat'ı bir nur ve öğüt (Enbiyâ, 21/48), hidâyet kaynağı (isrâ 17/2), bir hidâyet ve rahmet (Kasas, 28/43) olarak vasıflandırır. Buna karşılık Kur'an, Tevrat'ın tahrif edildiğini de haber verir. Onlar Kitabı elleriyle yazıp “bu Allah katındandır” diye yalan söylemektedirler. (Bakara, 2/79) Allah'ın kelâmını değiştirmektedirler. (Bakara, 2/59, 75) Kelimeleri konuldukları anlamlardan çıkarmaktadırlar. (Nisâ, 4/46; Mâide, 5/13, 41; A'râf, 7/162) Vahyi gizlemektedirler. (Bakara, 2/159, 174; Mâide, 5/15; En'am, 6/91) Vahyi ciddi muhafaza etmeyip unutulmaya terk etmektedirler. (Mâide, 5/13-14)

    isrâiloğullarının kitapları Tevrat'ı tahrif ettiğini bizzat Tevrat'ın kendisi itiraf ederek, Yeremya peygamberin dilinden şöyle söyler:

    "Allah'ımızın sözlerini değiştirdiniz." (Yeremya, 23/36)

    Tevrat'ın tahrif edildiğini anlamak için derin bir araştırma yapmaya ihtiyaç yoktur. Tevrat satırları arasında yapılacak kısa bir gezinti, Tevrat'ın tahrifine dair birçok örneği gözler önüne serecektir. Tevrat'ta Allah'a oğul isnâd edilir. (Tekvin, 6/2; Mezmurlar, 2/7) Allah'ın, yiyip bitiren bir ateş olduğu ifade edilir. (Tesniye, 4/24) Allah'a yorgunluk isnâd edilir. (Tekvin, 2/2) Allah'ın, Hz. Yakub'la güreşip ona yenildiği gibi komik hikâyeler aktarılır. (Tekvin, 32/28)

    iftira edilen sadece Allah değildir. Onun peygamberleri de türlü iftiralara uğrar Tevrat'ta. Hz. Âdem, Allah'ın dilinden ilâhlaşmış biri gibi tanıtılarak hem Allah'a hem Âdem'e iftira edilir:

    "işte Âdem iyiyi ve kötüyü bilmekte bizden birisi gibi oldu." (Tekvin, 3/22-23)

    Tevrat'ta, Hz. Nuh'a içki içiren kızlarının onunla zina ettikleri ve öz kızlarının bu peygamberden hamile kaldığı söylenir. (Tekvin, 19/30-36) Yine aynı peygambere yapılan bir başka çirkin isnat da torunu Ken'an tarafından sarhoşken tecavüze uğradığıdır. (Tekvin, 9/20-25) Hz. ibrahim de Tevrat'taki iftiralardan payını alır. Bu yüce peygamber, hanımı Sâra'yı kendi elleriyle Firavun'a peşkeş çeken biri olarak gösterilir. (Tekvin, 12/14-19)

    Tevrat'ta Hz. Yakub, Allah'a başkaldıran ve onu azarlayan biri olarak gösterilir. (Sayılar, 11/10-15) Hz. Harun, Tevrat'a göre altın buzağı putunu yapıp buna tapılmasını emreden biridir. (Çıkış, 32/1-5; 24, 35)

    Tevrat'ta Hz. Dâvud, Uriya adlı bir komutanının hanımıyla zina eden, ondan gayrimeşru çocuk sahibi olan ve onunla evlenmek için kocası Uriya'ya komplo kurarak öldürten bir zorba olarak takdim edilir. (II. Samuel, 11/2-27) Hz. Süleyman, hanımlarından putperest olanların oyununa gelerek puta tapan biri olarak gösterilir. (Krallar, 11/4) Yine aynı peygamberin ağzından şuh ve müstehcen şiirler verilir. (Neşideler Neşidesi, 1/1-4)

    isrâiloğullarının peygamberlerine önce çamur atıp sonra onu kutsal kitaplarına geçirmelerini Kur'an şiddetle yerer. Tevrat'ta yer alan peygamberlerden birçoğu Kur'an'da da yer alır. Ancak Kur'an, kendisinde adı geçen hiçbir peygamber hakkında onların peygamberlik şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayacak hiçbir rivayete yer vermez. Üstelik, Tevrat'ta iftiraya uğrayan kimi isimleri de aklar. Bunlardan biri Tevrat'ta puta tapmakla itham edilen Hz. Hârun'dur. Kur'an, olayın doğrusunu vererek, Hz. Hârun'un putçu Yahudilere engel olmaya kalktığını, lâkin buna güç yetiremediğini aktarır. (A'râf, 7/150; Tâhâ, 20/90-94)

    Tevrat'ta iftira edilip de Kur'an'ın akladığı isrâiloğulları peygamberlerinden biri de Süleyman peygamberdir. Tahrif edilmiş Tevrat'ta sırf boy asabiyeti uğruna Hz. Süleyman, küfre düşen ve putperest olan biri olarak lanse edilir. (I. Krallar, 11/5, 9) Kur'an ise, Yahudilerin bu iftirasını "Onlar, şeytanların uydurdukları sözlere uydular." diye reddederek. Hz. Süleyman'ı

    "Süleyman kâfir olmadı, lâkin (onu tekfir eden) şeytanlar kâfir oldu."(Bakara, 2/102) ifadesiyle aklar.

    Ayrıca yaratılış kıssası, Âdem kıssası, Nuh kavmi ve kıssası, Lût kavmi ve kıssası, Kur'an'da, Tevrat'ta geçtiği gibi yalan yanlış değil; doğru ve nübüvvet makamına yakışmayacak isnat ve iftiralardan uzak bir biçimde anlatılır.

    Bütün bunlardan anlaşılıyor ki, Kur’an’ın kendinden önceki kitapları doğrulaması, bugün elimizde mevcut olan Tevrat ve incil’i doğrulaması anlamına gelemez. Kaldı ki, bu halleriyle onları doğrulaması bile, onların bugün de geçerli oldukları ve onlarla amel edenlerin kurtuluşa erecekleri demek değildir. Çünkü Tevrat ve incil gibi geçmiş kitaplar, dönemlerini doldurmuş ve Kur’an’la yürürlükten kaldırılmışlardır.

    https://sorularlaislamiye...e-nasil-cevap-verilebilir
    4 -1 ... gazeloglu
  • umreden dönecek 21 000 türk

    35.
    Sağlık bakanlığından Şubat sonu (geleli 15-20 gün olmuş) gelen umrecileri daha yeni telefonla aramaya başlamışlar. Bunun adına gevşeklik (uyuşukluk) denir.
    8 ... gazeloglu
  • selin ciğerci nin esprili corona virüs şakası

    28.
    Eskiden bizde bir laf vardı hani amiyane tabirle: "şeyi şeyine denk diye". Bu ikisini de aldırdı ama hala gülebiliyor. Demekki espiri kabiliyetini kaybetmemiş. Yoksa insanlar canının derdine düşmüşken dalga geçmek için başka bir mevzu bulurdu kendine.
    3 ... gazeloglu
  • teleskopla seyretmeyi sevdiğiniz takım yıldızı

    1.
    Gökyüzünün süslü gelini, yedi kandilli süreyya (pervin) da denilen ülker (pleiades) takım yıldızı.

    (bkz: taurus)

    teleskopla seyretmeyi sevdiğiniz takım yıldızı
    3 ... gazeloglu
  • mucize doktor vs hekimoğlu

    14.
    Genelde doktor dizilerini izleyen bir seyirci olarak hekimoğlu bu kulvara alışılmışın dışında bambaşka bir hava katmıştır diyebilirim. Klişe doktor tanımından epey farklı, Akıllı zeki işbilir egzantrik hastalarını seven ve işini aşkla yapan über ötesi bir doktor. Her şeyden önemlisi asistanlarını (hepsi de ateş hekimoğluna yakışır birer ateş parçası) yetiştirmede yaşattığı beyin fırtınası mücadele azmi ekip çalışması ruhunu aşılaması oldukça taktire şayan. Bunun yanında çalışma (ipek ve orhan) arkadaşları, hasta ve insan ilişkileri akıl dolu pratik teşhis tedavi ve çözümleri, gözlerden kaçmayan insan kazanma gayreti, samimi ve rahat tavırları izleyiciye dikkat çekici geliyor. Dizi, Heyecan ve adrenalin seviyesi yüksek ve tempolu havasıyla sanki bir polisiye macera izliyormuşsunuz tadında seyrediyor. Kafa dağıtmak için ideal yerli dizi.
    1 ... gazeloglu
  • minibüsteki corona virüsü muhabbeti

    22.
    Münibüs konuşması en nihayetinde sıradan vatandaşların kişisel görüşleri. Fakat bu tip olayların analizini yapanlara karşı bazılarında nedense bir alaycılık var.

    Delilik ile deha arasında ince bir çizgi vardır. Ne yani komplo teorisyenleri siyonistlerin planlarını farkedip deşifre edince hemen şizofren mi oluyorlar? iyi o halde siz pollyannacılık oynamaya devam edin. Ama dünya unutmayın ki dünya bu kadar masum değil maalesef.

    Bundan tam 9 yıl önce sene 2011 de Contagion (Salgın) isimli bir film yayınlandı. Şimdilerde Warner Bros kataloğunda en çok aranan 2. film olma özelliğine (corona virüs salgınından önce 270 sırada) yükselen bu yapım sanki bu yaşananları işaret ediyordu. Bu kadar tesadüf biraz fazla. Daha doğrusu şudur: hayatta tesadüflere yer yoktur.

    --spoiler--
    Contagion'ı Warner Bros kataloğunda sadece Harry Potter serisinin geçtiği belirtilirken, 2017'de Moonlight filmiyle "En iyi film Oscar'ına uzanan yönetmen Berry Jenkins, senaryodaki olay örgüsünün şu anda dünyada yaşanan Covid 19 salgınıyla büyük benzerlikler gösterdiğini söyledi.

    Yapım hakkında "Bu adeta şoke edici. Şu anda yaşanan gelişmeleri filmde sırayla görmek gerçekten de çok merak uyandırıcıydı. Sanki bir belgesel izliyor gibi hissettim. Tüm o Hollywood yıldızları tıpkı gerçek insanları oynuyor gibiydi." ifadelerini kullanan Jenkins, 10 yıllık bir filme ilk kez 12.99 dolar para verip izlediğini de sözlerine ekledi.

    'Film dün vizyona girmiş hissi veriyor'

    Amerikan haber ve fikir sitesi Vox'un yazarlarından Alissa Wilkinson yapımın kesinlikle izlenmesi tavsiyesinde bulunurken, "Film, sanki dün gösterime girmiş gibi hissettiriyor" dedi.

    Steven Soderbergh imzalı Contagion (Salgın) filmi, hava ve solunum yoluyla bulaşan ve enfekte olan insanları birkaç gün içinde öldüren bir virüs salgınını konu alıyor. Bilim kurgu tarzı filmde, dünya çapında uzmanlardan oluşan bir sağlık ekibi, hem salgına hem de panik halinde olan insanları durdurmaya çalışıyor. Salgının Çin'de ortaya çıkan bir virüs dolayısıyla yayılması koronavirüsle olan en büyük benzerliklerden bir tanesi.

    Filmin başrol oyuncularından Gwyneth Paltrow'un oynadığı Beth Emhoff karakteri, MEV-1 adı verilen virüsü yarasadan bir domuza geçen ve sonrasında enfekte olan Hong Konglu bir aşçıyla el sıkıştıktan sonra kapıyor. Beth Emhoff karakteri ve çocuğu filmin ilk 15 dakikasında ölürken, kocası ise direnç göstererek hayatta kalıyor.

    https://tr.euronews.com/2...cok-aran-lan-2-yap-m-oldu
    --spoiler--

    minibüsteki corona virüsü muhabbeti
    2 -1 ... gazeloglu
  • yeni şeyler getiriyorum